Immanuel Kant Kimdir ?

Avrupa düşüncesini yüz elli yılı aşkın bir süredir çok derinden etkileyen birçok felsefe akımının ortaya çıkmasına yol açan bir bilgiyi anlamakta, anlatmakta kolay değildir.

Immanuel Kant Avrupa felsefesinde bir zirvedir. Bu zirveye tırmanmak isteyen niceleri yarı yolda kalmış, niceleri de bu zirveye tırmanmak isterken bu zirvenin sisli buzlu yamaçlarında yolunu kaybetmiş içinden çıkılmaz bir karmaşıklığa, bilinmezliğe yuvarlanmıştır.

Immanuel Kant ‘ın başlıca özelliği sorunları bütün boyutlarıyla ele alması, zıtlıklarıyla, çelişkileriyle ortaya koymasıdır. Kant kavramları bütün yönleriyle ortaya koymayı ve kendisine göre en tutarlı sonuca ulaşmayı kendine hedef olarak koymuştur.

 

Immanuel Kant ve Aydınlanma

Sapere Aude

Sapere Aude ! 

Aslı Latince olan bu sözün Türkçe karşılığı ‘Kendi aklını kullanma cesareti göster!’

Aydınlanma kavramının Dünya ’yı titreten narası olan bu söz 1784 yılında “Aydınlanma Nedir ?” adlı meşhur makalesinde Immanuel Kant tarafından dile getirildi.

Kendi aklını kullanma cesareti göstermek ise Kant ’a göre ‘Erginliğe’ ulaşmış olmanın göstergesidir. Fakat insanın önünde erginliğe ulaşmak için çeşitli engeller bulunur.

Erginliğin önünde bulunan en büyük engeller; insanın kişiliği, politika, toplum ve kültürdür.

En büyük zorluk insanları ergin olmama halinden kurtulmaya ikna etmektir. Çünkü ‘ergin’ olma insanın kendi konfor alanından uzaklaştırır. Sorumluluk almaya iter. Benim yerime düşünen bir kitabım, vicdan muhasebemi benim yerime yapan bir din adamım, nasıl besleneceğime karar veren bir doktorum varsa benim sıkıntıya düşmeme zahmet çekmeme gerek yoktur. Maddi ya da manevi olarak bedelini öder bu hizmeti satın alırım.

Kişinin erginliğe ulaşmak istememesinin en büyük sebebi ise, sorumluluk almak istememesidir. Ergin olmuş bir birey artık kılavuz olarak başka birini kullanmadığı, zahmetli işleri kendisi yapmak zorunda olduğu için, yaptığı her şey kendi sorumluluğunda olacaktır. Ayrıca aydınlanmaya ihtiyaç duymayan, aydınlanmak istemeyen kişilerden oluşan toplumlara yöneticilik yapmak çok daha kolaydır. Bu yüzden işin politika tarafı kasıtlı olarak aydınlanmayı desteklemeyen sistemler oluşturabilirler. Çünkü ‘ergin’ olmayan kişiler söylenen bütün şeylere sorgulamadan inanır ve kabul ederler. Bu kabul ettikleri inançları da kendi fikirleri hatta kendi fikirlerinden çok daha kolay ve fazla benimserler.

Fakat Immanuel Kant ’a göre ‘ergin’ olmak bir anda olamayacak kadar sancılı bir süreçtir. Din, ahlak, toplum kurallarını sorgulaması gerekir. Hatta bu ‘ergin’ olma durumu o kadar sancılı bir süreçtir ki birkaç nesil boyunca bile sürebilir.

Immanuel Kant’ın kanımca ortaya koyduğu en önemli kavramlardan biri olan Sapere Aude ! ‘ den kısaca bahsettikten sonra oldukça ilginç bir insan olan Immanuel Kant ’ın hayatına bir göz atalım.

 

 

Immanuel Kant (22 Nisan 1724 – 12 Şubat 1804)

 

Immanuel Kant

Immanuel Kant (22 Nisan 1724 – 12 Şubat 1804)

 

Bu kadar büyük fikirler ortaya koymuş bir adamı siz nasıl hayal edersiniz bilemem ama Immanuel Kant ufak tefek, cılız hatta çıtkırıldım biri olduğunu söylediğimde umarım hayal kırıklığına uğramazsınız. Bu kadar zayıf fizikli biri olmasına rağmen bütün zekasını yansıtan delici mavi gözleri vardı. Çok ünlü bir filozoftu belki ama o da partilere katılmayı, bilardo oynamayı seviyordu.

Yanında çalışan yardımcısı Lampe ’yi kendisini ne olursa olsun sabah tam beşte uyandırmasını tembihliyor ve ne kadar zorlansa da o saatte ayakta oluyordu. Sabah verdiği derslere kadar olan zamanını yazarak değerlendiriyordu. Kant ’ı çoğu kişinin kafasında kurduğu bohem bir filozof hayatını söylemek pek doğru bir tespit olmaz. Çünkü haftada yirmi saat ders veren tam zamanlı bir eğitmendi kendisi.

Bu vazifeyi elde etmek için uğraşmıştı ve deyim yerindeyse işini seviyordu. Eyerci olan babasının dokuz çocuğundan dördüncüsü olan Immanuel Kant zengin çocuklara verdiği özel derslerle geçirdiği yıllardan sonra kırk yedi yaşındayken felsefe bölüm başkanı oldu. Dönemin getirdiği zaruret gereği sadece felsefe alanında uzmanlaşma lüksü yoktu bu yüzden Immanuel Kant , doğal hukuk, mekanik, mineral bilim, coğrafya, fizik ve matematik gibi alanlarında da uzman denilecek kadar bilgi sahibiydi. Pek çok kişinin huysuz bir adam, aksi biri olarak gördüğü Kant aslında ilham verici ve hazırcevap biriydi.

Immanuel Kant sabah derslerinden sonra pek çok arkadaşının katıldığı öğle yemeklerine ev sahipliği yapardı ve Kant ’ın gün içinde yemek yediği tek öğün buydu. Öğle yemeği ve edilen uzun bazen hoş bazen ateşli sohbetler sonunda peşinde yardımcısı ile nehir kıyısında uzun yürüyüşlere çıkardı. Yardımcısı Lampe, elinde yağmur yağma ihtimaline karşı her daim bir şemsiye ile hazır bulunurdu. Bu uzun yürüyüşlerin dönüşünde tüm öğleden sonra tekrar çalışır ve gece tam onda uymaya giderdi. Uyumak için bile kendisine bir ritüel edinen Kant ’ın uyumadan önce kendini çarşafa nasıl saracağına dair bile bir özel yöntemi vardı.

Immanuel Kant rutinini bozan her ne olursa olsun nefret ederdi. Bir gece bir davetten eve geç dönmesine sebebi olan şey çok sevdiği dostları bile olsa saat onda yatakta olamayacağını anladığında –birkaç dakika bile geç kalmış olsa – o dostlarından nefret edecek duruma gelirdi. Evinin içindeki bir sandalyenin yer değiştirmesi onu gergin bir adam yapardı.

 

 

Immanuel Kant Felsefesi

Kant ’ın uzun felsefi yaşamı –ikiye ayıranlar bulunmakla birlikte- çoğu düşünceye göre bu dönemler üçe ayrılır.

Birincisi 1746-1781 yılları arasını kapsayan eleştiri-öncesi dönemdir. İkincisi dogmacılığa karşı olduğu 1781- 1790 yılları arası dönemdir. Üçüncü ve son dönem ise 1790-1800 yılları arasında ortaya koyduğu saldırma-savunma dönemi olarak isimlendirebiliriz.

Kant ’ın bilim de dahil olmak üzere pek çok konuda eseri yayımlanmıştır.

Yayımlamış olduğu ‘Arı Usun Eleştirisi’ adlı yapıtında kendisini içinde bulunduğu ‘dogmatik uykudan’ David Hume ’un uyandırdığını söyler. David Hume dışında etkilendiği bir diğer düşünür ise Jean-Jacques Rousseau ’ydu. Hatta Rousseau ’nun yazmış olduğu Emile adlı eserden öyle etkilendi ki çok bağlı olduğu yürüyüş rutinlerini bir kaç gün askıya aldı.

 

 

Immanuel Kant ve Metafizik

Immanuel Kant ’ın felsefi düşünce bağlamında amacının ne olduğunu kendi ağzından aktaracak olursak:

 

“Metafiziğe tutkun olmak benim kaderimde var”

 

Kant ’a göre metafiziği önemli kılan üç temel unsur vardır. Üç temel soru.

İnsan, sonlu varoluşunun ötesine geçen bir şeye sahip midir?

Dünya yalnızca saf nedensellikten oluşan bir alem mi, yoksa amaçtan yoksun eylemler mümkün mü?

Dünyanın üzerine kurulu olduğu bir temel var mı?

Ancak Kant bu soruların gelişigüzel cevaplanacak sorular olmadığının tabi ki farkındaydı metafiziği anlatabilmek için, daha doğrusu aklında ki soruları cevaplamak için ‘Arı Usun Eleştirisi’ adlı eserinin yayımladı.

Dünyada yaşayan neredeyse hiçbir canlıyı beğenmeyen Schopenhauer, bu kitap için ‘Avrupa’da yazılmış en önemli kitap’ yorumunda bulundu.

 

Immanuel Kant - Arı Usun Eleştirisi

Immanuel Kant – Arı Usun Eleştirisi (Kritik der reinen Vernunft ) – Saf Aklın Eleştirisi

 

Immanuel Kant insanı bilmek isteyen ama doğası gereği bilmesi mümkün olmayan bir varlık olarak tanımlar. Ancak Kant insanın bu çatışmayla yaşaması gerektiğini, bunun insan doğasının bir gereği olduğunu söyler.

 

 

Salt Aklın Sınırları Dahilinde Din

Bu büyük düşünür din üzerine bir şeyler söylemiştir muhakkak diyenler yanılmıyorlar.

Immanuel Kant daha çok din ve ahlak arasındaki ilişki üzerinde durmuş ve bölüm başlığına ismini vermiş olan Salt Aklın Sınırları Dahilinde Din adlı eserinde ortaya koyduğu temel dayanağı; insanların ahlak yasalarını benimsemesi ve uygulaması için organize dinlere ihtiyacı yoktur.

 

Immanuel Kant

Immanuel Kant – Salt Aklın Sınırları Dahilinde Din

 

Kant ’a göre eğer insanlar ahlaklı olmayı, doğru davranışı yerine getirmek olarak anlamak yerine dinlerin buyruğu olduğu için yani ‘ergin’ olamadıkları için doğru davranışları sergilemeye çalışmaları olduğunu sanmaları tehlikesini doğurur.

 

 

Nedir ?

Zaman zaman hepimizin düşündüğü şeyi acaba büyük filozoflarda düşünmüş mü?

Yazımızın son bölümü Immanuel Kant için felsefenin en temel sorusu nedir ile bitirmek uygun olacaktır.

Ne bilebilirim?

Ne yapmalıyım?

Ne beklemeliyim?

Aslında bu üç soru tek bir sorudur Kant için;

İnsan nedir?

Bu kadar kısa bir yazıyla Immanuel Kant gibi bir düşün adamını ve felsefesini anlatmanın mümkün olmadığını tabi ki biliyoruz. Ama her zaman söylediğimiz gibi bizim amacımız yazılarımızda okuyucularımızı heveslendiren bilgiler sunmak. Onların yeni ufuklara doğru yol almaları için yelkenlerine naçizane ilk rüzgarı üflemektir.

 

Bu yazının sonuna kadar geldiğinize göre belli ki felsefeye ilgi duyuyorsunuz. Felsefe yolculuğuna devam etmeye ne dersiniz ?

Filozoflar ölüm hakkında neler söyledi hiç merak ettiniz mi?

Daha önce filozofların ölüm hakkındaki düşünceleri derlediğim Filozoflar Ölüm Hakkında Neler Söyledi ? başlıklı yazıma başlığa tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İşten, okuldan arta kalan kıt zamanınızda, sosyal medyada gezinen gerekli, gereksiz bu kadar popüler kültür malzemesi arasında sanat, felsefe ve edebiyata zaman ayırıp bu yazıyı okuduğunuz için sizi ayakta alkışlıyor ve teşekkür ediyorum.

Hürmetler. Esenlikler dilerim.

 

Yorum yapmak ister misiniz ?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.