Türk Edebiyatında İlk ’ler

Halid Ziya Uşaklıgil ‘den, Namık Kemal ‘e Türk Edebiyatında İlk ’ler

 

Aşağıda ‘Türk Edebiyatında İlk ’ler’ başlığı altında topladığımız romanlar ve yazarları hakkında kısa da olsa bilgi vererek isim ezberinden kurtulup, en azından ilk olmaları açısından önemli olduğunu düşündüğüm eserlerle edebiyatımızın köklerine doğru bir yolculuğa çıkma amacındayım.

Batılı Anlamda İlk Türk Romanı – Aşk-ı Memnu (Halid Ziya Uşaklıgil)

İlk Çeviri Roman – Telemak (Yusuf Kamil Paşa)

İlk Çocuk Romanı – Bağrı Yanık Ömer (Mahmut Yesari)

İlk Edebi Roman – İntibah ( Namık Kemal )

İlk Tarihi Roman – Cezmi ( Namık Kemal )

 

Türk Edebiyatında İlk ’ler

 

 

Halid Ziya Uşaklıgil'den, Namık Kemal'e Türk Edebiyatında İlk’ler

Halit Ziya Uşaklıgil / Türk Edebiyatında İlk ’ler

 

Batılı Anlamda İlk Türk Romanı – Aşk-ı Memnu

( Halid Ziya Uşaklıgil )

Batılı anlamda ilk Türk romanı, Halid Ziya Uşaklıgil ’in yazmış olduğu Aşk-ı Memnu adlı eseridir. Bu eser aynı zamanda Servet-i Fünun edebiyatının usta isimlerinden biri olan Halid Ziya ’nın en bilinen ve en ustalıklı romanıdır.

Roman önce 1900  yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş. 1901 yılında ise kitap olarak yayımlanmıştır.

Aşk-ı Memnu romanı, olay örgüsü, gelişimi, kahramanların tanıtımı ve üslup açısından roman tarihimizde çok önemli bir yer tutmaktadır.

Aşk-ı Memnu, ayrıca, insan psikolojisindeki dalgalanmaları ve farklılıkları çok iyi anlayan ve anlatan bir romandır. Romanda duyguları çözümlemek işi roman kişileri üzerinden çok sağlam bir şekilde yapılmıştır.

 

 

Halid Ziya Uşaklıgil'den, Namık Kemal'e Türk Edebiyatında İlk’ler

Yusuf Kamil Paşa / Türk Edebiyatında İlk ’ler

 

İlk Çeviri Roman – Telemak

(Yusuf Kamil Paşa)

Türk edebiyatında, batılı roman 1860’tan sonra başlar. Önce çoğu tanınmış Fransız romanlarından çevrilen örneklerin tekniğini, çok kısa bir zaman içerisinde, yerli yazarlar da kullanmaya başlamışlardır.

Fransızca ’dan Türk diline ilk defa bir roman tercümesi yapan Yusuf Kamil Paşa ’dır. ( 1808 – 1876 )

Abdülaziz devrinin önemli sadrazamlarından olan Yusuf Kamil Paşa Arapça ’yı, Farsça ’yı ve Fransızca ’yı çok iyi bilen alim bir kişiydi.

Türkiye’ de tercüme yoluyla okunan ilk Fransızca roman, François Fenelon tarafından 1699 yılında Telemahos ’un Maceraları adıyla kaleme alınan ve 1862 yılında Yusuf Kamil Paşa tarafından Telemak adıyla Türk diline kazandırılan eserdir.

Yusuf Kamil Paşa’nın tercüme ettiği Telemak basıldığı dönemde büyük rağbet görmüş bu eserin yedi yılda dört defa basımı yapılmıştır.

Didaktik bir yapıya sahip olan eserin vakasını, “Truva savaşına katılan İtakes adalı Kiralı Odiseus’un savaş dönüşü yolunu kaybetmesi, bu gecikmeyi merak edip babasını aramak için oğlu Telemahos’un yola çıkması, kendisine insan kılığına girerek yoldaşlık eden akıl ve bilgi tanrıçası Athena’ nın ülke yönetiminde nelere uyulması konusunda verdiği telkinler oluşturur.

Ancak konusu bakımından Doğu edebiyatındaki siyasetnamelerden farklı olmayan bu eser dilinin çok ağır olması sebebiyle etkisini belli bir alanını dışına taşıramamıştır. Asılanda çok nüfuzlu bir devlet adamı tarafından çevrildiği için bu kadar rağbet gördüğünü söylemek abesle iştigal olmaz.

Bu durumun bir kanıtı olarak, gelecekte Türk romancılığının ana damarı olacak hiçbir yazarın yazdıkları kitaplarda bu romandan gerek içerik gerekse şekil açısından etkilenmediğini gösterilebiliriz.

 

 

Halid Ziya Uşaklıgil'den, Namık Kemal'e Türk Edebiyatında İlk’ler - Mahmut Yesari

Mahmut Yesari / Türk Edebiyatında İlk ’ler

 

İlk Çocuk Romanı – Bağrı Yanık ömer

(Mahmut Yesari)

Edebiyatımızda Mahmut Yesari ’nin “ yurdumun çocuklarına” ithafıyla 1930 yılında yayımladığı “Bağrı Yanık Ömer” adlı eser ilk çocuk romanımızdır.

Romanda boşanan anne ve babası başkalarıyla evlenerek yeni düzen kurmuş olan Ömer adlı çocuğun acıklı hikayesi anlatılmıştır. Ömer üvey annesi ve üvey babasına roman boyunca yaranmaya çalışır fakat bir türlü bunu başaramaz ve sonuç olarak Ömer çareyi intiharda bulur.

Romanın konusu dikkate alındığında aslında bir çocuk romanı olan “Bağrı Yanık Ömer” aslında çocuk okuyucular için uygun bir roman değildir.

 

 

Halid Ziya Uşaklıgil'den, Namık Kemal'e Türk Edebiyatında İlk’ler

Namık Kemal / Türk Edebiyatında İlk ’ler

İlk Edebi Roman – İntibah

( Namık Kemal )

Edebiyatımızın edebi romana ilk geçiş örneği olarak kabul edilen eser, Namık Kemal ’in yazdığı İntibah’ dır.

Bu eser tam anlamıyla eski ve yeninin arasına kurulmuş bir köprü olarak değerlendirilebilir. İlk bölümlerde klasik edebiyatın en önemli kollarından olan kasidelere dem vururken bir taraftan konu itibariyle halk hikayelerini çağrıştırır.

Namık Kemal, konusunu sade tutuğunu söylediği İntibah ’la roman türünde bir örnek vermek istemiştir. Eserin adı “ Son Pişmanlık” iken uygulanan sansür sonucu adı “İntibah” olarak değiştirilerek 1876 yılında yayımlanmıştır.

Batı roman tekniğiyle yazılması, gerçekçi tasvirlere, mekanlara ve psikolojik tahlillere yer verilmesi bakımından “İntibahilk edebi roman olarak değerlendirilmiştir. İntibah, genel olarak konusunu sosyal hayattan alır.

İntibah” sözcüğü Arapça olan bir sözcük olup Türkçe karşılığı “Uyanıştır”.

 

 

İlk Tarihi Roman – Cezmi

( Namık Kemal )

Türk edebiyatında roman, Tanzimat ’tan sonra görülmeye başlanır. Tercüme yoluyla edebiyatımıza giren bu tür, kısa zamanda Türk yazar ve okuyucularının dikkatlerini çeker. Telemak ile başlayan tercüme sürecinin ardından Şemsettin Sami, Namık Kemal , Ahmet Mithat Efendi, Samipaşazade Sezai, Recaizade Mahmut Ekrem gibi devrin muharrirlerinin yazdıkları telif eserlerle karşılaşırız. Bu eserlerden bazıları konu itibariyle Türk tarihini seçtikleri için diğerlerinden ayrılırlar.

Tanzimat ’ın ilk döneminde Ahmet Mithat ve Namık Kemal, tarihi konulu romanlar yazmışlardır. Namık Kemal ’in 1877 yılında Midilli ’ye gitmesinden sonra orada kaleme aldığı Cezmi, Ahmet Mithat Efendi ’nin  1871 yılında yazdığı Yeniçeriler gibi bazı denemeler hariç tutulursa Türk edebiyatında tarihi roman türünün ilk örneğidir.

‘Cezmi’, Namık Kemal ’in ikinci romanı Türk edebiyatının ise ilk tarihi roman örneğidir. Eser iki cilt olarak planlamasına rağmen, ikinci cildi yazılamamıştır.

Cezmi, Tanzimat sonrasının özellikle I. Meşrutiyet sonrasının hakim fikirlerinden olan İttihad-i İslam fikrinin etkisi altında yazılmıştır.

İntibah’ ta görülen konuşma azlığı ve hareketsizlik, bu ilk tarihi romanda da görülür. Bunun bir sebebi ise, Namık Kemal’in bol ve uzun tasvirlerden kendisini alamamasıdır. Cezmi’ deki tasvirler de genellikle, sübjektiftir. Romanda, şahıs tasvirlerine çok özen gösterilmiştir. Ancak dış görünüşe gösterilen özene karşılık psikolojik içeriğinin ele alınması yetersizdir.

 

“Halit Ziya Uşaklıgil’den Namık Kemal’e Türk Edebiyatında İlk ’ler “ başlıklı bir yazı yazmamdaki amaç, edebi eserlerden tam olarak keyif almak istiyorsak onların kendi dilimizde bulunan kökenleri hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiğini düşünmemdir.

Sınavlara çalışırken bu eserlerin sadece isimlerini ezberleyip geçmek zorunda kalan gençlere, bu eserler hakkında iştah açıcı bilgiler vermektir. Umarım yazı amacına ulaşır, böylelikle edebiyatımızın roman türünde başlangıç noktası olan bu eserler daha çok kişi tarafından bilinir ve sevilir.

 

İşten, okuldan arta kalan kıt zamanınızda, sosyal medyada gezinen gerekli, gereksiz bu kadar popüler kültür malzemesi arasında sanat, felsefe ve edebiyata zaman ayırıp bu yazıyı okuduğunuz için sizi ayakta alkışlıyor ve teşekkür ediyorum.

Hürmetler. Esenlikler dilerim.

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.