Edvard Munch Kimdir?

Edvard Munch ‘un Çığlık (The Scream) tablosunu muhakkak bir yerde görmüşsünüzdür. Bir kahve kupasında, bir çantanın üzerinde, ya da bir çizgi filmde. Bu tablo dünyanın en popüler görsellerinden biri. Edvard Munch bu tabloyu yaparken nasıl bir ruh halindeydi. Tablodaki figür neden garip bir ifade ile bakıyor ve o meşhur kırmızı gökyüzü nereden geliyor?

Edvard Munch ‘un buhranlı hayatını ve Çığlık tablosunun hikayesini merak ediyorsanız bu yazıya göz atmalısınız.

 

 

Edvard Munch (1863 – 1944)

 

Edvard Munch

Edvard Munch Kimdir?

 

İlk Nefesle Başlayan Buhran

Eğer en bahtsız, en hüzünlü hayat hikayesine sahip ressam Van Gogh sanıyorsanız, bu henüz Edvard Munch’u tanımıyor oluşunuzdan kaynaklıdır. Edvard Munch öyle bir hayat hikayesine sahip ki; Van Gogh’un hayatı, onun hayatı yanında neşeli bile sayılabilir. Van Gogh hiç değilse mutlu bir çocukluk geçirmişti.

Munch ’un şaşılacak ve takdir edilecek en önemli yanı, çektiği tüm acılara rağmen ayakta kalmış ve çektiği acıları muhteşem bir sanata çevirmeyi başarmıştır. Bu ızdırabın sanata dönüşmüş en muhteşem ifadesi ise “evrene doğru atılmış bir çığlıktır“.

Edvard Munch yetişkin yaşa erişmeyi hiç ummayan çocuktu fakat seksen yaşına zengin, güvence içinde, saygın biri olarak geldi.

Edvard Munch, 1860’lı yıllarda Norveç’in Loten adlı küçük bir kasabasında görevliyken Laura Catherine Bjölstad ile tanışıp evlenen askeri doktor Chiristian Munch’un oğluydu. Edvard bu çiftin 1863’te doğan ikinci çocuğuydu.

Annesi veremden öldü, Edvard ise bunalımda olan babasının etkisi altında zor bir çocukluk yaşamaya devam etti. 13 yaşında bronşitten dolayı ölümün eşiğine geldi. Ablası onun kadar şanslı değildi, 15 yaşında veremden hayata veda etti.

Munch çocuk yaşta verdiği kayıpların travmasını atlatmak için çok fazla seçeneğe sahip değildi. Evde ocağın başında oturduğu zaman ocaktaki yanmış kömürlerden eskizler yapmayı seviyordu. Fakat babasının ressamlar hakkında sıra dışı fikirleri vardı. Ressamları “tanrısız bohemler” olarak görüyor ve Edvard ’ın mühendis olmasını istiyordu. Bir süre sonra Edvard Munch babasına resim eğitimi almak istediğini söyledi. Babasının sert muhalefetine rağmen de Norveç’te sanat enstitüsüne kaydını yaptırdı.

Edvard Munch’ta parlayan sanat ışığı hemen dikkat çekti ve takdir kazandı.

 

 

Radikal Sanat Anlayışı

Edvard Munch geleneksel üslupta ilerleyip, resimlerine alıcı bulabilir, masraflarını çıkararak babasını yumuşatabilirdi. Tabi ki bu yolu seçmedi. O en sıra dışı sanat unsurlarıyla ittifakını yaptı. Ayrıca Nietzche okuyan ve intiharı savunan bir grup bohemle de yolu kesişti.

1885’te ilk şaheserine başladı The Sick Child / Hasta Çocuk, eseri kardeşi Sophie’yi ölüm döşeğinde gösteriyordu. Bu eser üzerinde çalışırken çokça gözyaşı döktü. Bu gözyaşlarından esinlenerek bir şişe tineri tuvale püskürttü.

Munch eserin duygusal değerini seyirci tarafından takdir edileceğini düşünerek 1886 yılında sergiledi. Takdir beklerken, alay konusu oldu.

 

The Sick Child - Hasta Çocuk

The Sick Child – Hasta Çocuk | Edvard Munch

 

 

İntiharın Kıyısında Gezinen Yaşam

Munch’un tek sıkıntısı bu değildi elbette. Evde ona kızgın bir baba, bir de erken şizofreni belirtisi gösteren kız kardeşi vardı. Bunca olumsuzluk içinde olumlu tek işaret Paris’te okuması için ona verilen devlet bursuydu. Ama o da Munch ‘a mutluluk getirmedi. Kasım 1889’da babası öldü. O tarihlerde günlüğüne büyük buhranlar içinde “Ölülerle Yaşıyorum” diye yazdı. Artık intihar iyi bir seçenekti Munch için.

Neyse ki Munch aklında gezinen intihar fikrine yenilmedi. Birkaç yıl sonra tek başına bir sergi düzenlemek için Berlin Ressamlar Derneği’nden bir davet aldı. Sergi 1892 yılının kasım ayında açıldı ve alışılageldiği gibi olumsuz tepkiler çoğunluktaydı. Dernek acil bir toplantı yaparak sergiyi kapatma kararı aldı. Bu karar dernek içindeki genç ressamların tepkisine sebep oldu. Bu üyeler dernekten ayrıldı ve Edvard Munch ’a deyim yerindeyse sahip çıktı. Munch’un deyimiyle bu “başına gelebilecek en güzel şeydi“.

Edvard Munch Almanya’da kaldı.

 

Edvard Munch-Sister Inger | 1884

 

 

Çığlık (The Scream)

Munch, hala bildiği belki de en iyi konu olan ızdıraptan yararlanarak resimler yapıyordu. 1893 yılında en bilinen eseri üzerinde çalışmalara başladı. Anı defterine birkaç yıl önce Kristiania’da ki bir yürüyüşünden aklında olanları yazdı.

“ İki arkadaşımla birlikte yolda yürüdüm – güneş battı. Birden gökyüzü kan rengi oldu- ve bir hüzün soluğu hissettim. Durdum. Çite dayandım. Bitkindim. Fiyordun üzerindeki bulutlar pis kokulu kan damlatıyordu. Arkadaşlarım yola devam etti, ama ben, göğsümde açık bir yarayla, titreyerek oracıkta kaldım. Doğanın içinden kocaman olağan dışı bir çığlığın geçtiğini duydum.”

 

The Scream -Çığlık / Edvard Munch

The Scream -Çığlık | Edvard Munch

 

Ona bu satırları yazdıran yer, Oslo’nun kuzeyindeki bir banliyö, şehrin mezbahası ile Munch’un kız kardeşinin kapatıldığı akıl hastanesinin bulunduğu bir yerdi; ölen hayvanların bağırışları, delilerin çığlıklarına karışıyordu.

Munch, ağzı açık. Ellerini başına bastırmış bir cenin – ya da mumya – benzeri figür çizdi. İki ilgisiz figür sola doğru giden bir yolda sağ tarafta ise okyanus var. Gökyüzü kan kırmızı. The Scream / Çığlık varoluşsal korkunun dehşet verici bir ifadesidir.

Çığlık tablosu “Yaşam Frizi” diye bilinen serinin bir parçası oldu. Evrensel bir “ruhun hayatı”nı betimleme amacı ile yaratılmış olsa da aslında Munch’un annesi ve kardeşlerinin ölümlerinin ve içinde bulunduğu intiharın kıyısında gezen bir ruh halinin yansıması olması hasebiyle, bir otobiyografik seri olarak da görülebilir.

Munch bu bunalım serisinin bugün cüzdanlarda, kahve kupalarında hatta çizgi filmlerde kullanılacağını elbette tahmin dahi edemezdi.

Munch kadınlara hep çekici gelmişti. Arkadaşları arasında takma adı Norveç’in en yakışıklı erkeği idi. Bu durum tabi ki Munch’un aşk hayatına da yansıdı. Bu aşk hayatı da resimlerine. Munch kadınları resimlerinde zaman zaman narin kırılgan resmederken, bazen de kan emen vampirler gibi tasvir etmiştir.

 

İlginizi Çekebilir : Edvard Munch’un Çığlık (The Scream) eserinin de yer aldığı Görülmesi Gereken 6 Olağanüstü Tabloyu incelemek ister misiniz?

 

Narin Kadınlar ve Vampirler

Sevgilileri arasında vampire en çok benziyeni şüphesiz 1898’de Munch’la karşılaşan yirmi dokuz yaşındaki mirasyedi Tulla Larsen’di. Munch ve Tulla tabir yerinde olursa “paldır küldür” bir aşka düştüler. Fakat Munch bu aşktan yorulunca Tulla’yı terk etmek istedi. Fakat Tulla, histerik bir aşık gibi tüm Avrupa’da Munch’ı adım adım takip etti.

Bu aşk Tulla’nın bir gece Munch ile tartışırken silahın patlamasına sebep oldu. Bu kurşun Munch’un sol elinin orta parmağına mal oldu. Munch iyileşti fakat artık sol orta parmağı yerinde değildi.

Munch için her şey kötü gitmiyordu. Artık resimlerine kimse gülmüyordu. Sanatı kabul görmüş, siparişler almaya başlamıştı. Buna rağmen Munch akıl sağlığını kaybetmeye başladığını hissediyordu. Kendisini gizli polislerin takip ettiği gibi bir evhama kapılmıştı. Felç nöbetleri geçiriyordu. Bazen bacağını bazen kolunu hissetmiyordu. Sonunda arkadaşları onu Kopenhag yakınlarında bir hastaneye yetiştirdi. Doktorlar alkolik felç teşhisi koydular. Fazla alkolün sinir sisteminde yarattığı tahribat ile meydana gelen kısmi felçler. Tedavi sonuç verdi ve neredeyse 25 yıl sonra Munch ilk defa ayık durumdaydı.

Birinci dünya savaşının yarattığı bunalım Munch’u Oslo dışında bir arazi almasına ve orada tarım ve tavuk yetiştirmeye itti. Munch artık ülkesinde sevilen bir ressamdı. Maddi sıkıntısı kalmamıştı. Devlet tarafından da saygı görüyordu. Ama hala bunalım emareleri gösteriyor, bunca üne rağmen aksi bir ihtiyar gibi davranmayı sürdürüyordu.

Munch 23 Ocak 1944 yılında 80 yaşını bir ay geçmişken hayatını kaybetti.

 

Karl-Johan'da Akşam - Edvard-Munch

Karl-Johan’da Akşam – Edvard-Munch

 

 

Edvard Munch’un Sürprizi

Fakat Edvard Munch ’un dünyaya sürprizleri bitmemişti. Kimseyi sokmadığı evinin üst katına ölümünden sonra giren arkadaşları şaşırıp kaldı.

O katta bitmiş halde;

  • 1008 resim,
  • 4443 çizim,
  • 15391 baskı,
  • 378 litografi,
  • 188 oyma baskı,
  • 148 ağaç baskı,
  • 143 litografik taş,
  • 155 bakır plaka ve bütün günlükleri bulundu.

Eserleri kayıtsız şartsız Oslo Şehrine bırakmıştı.

 

Hasta Odasında Ölüm | Edvard Munch Kimdir?

Hasta Odasında Ölüm | Edvard Munch

 

Melancholy (Melankoli) | Edvard Munch Kimdir?

Melancholy (Melankoli) | Edvard Munch

 

Edvard Munch-The-Living Room of the Misses Munch in Pilestredet

 

Edvard Munch-The Ladies On The Bridge

 

 

Kırmızı Gökyüzü

Çığlık (The Scream)’ın meşum, kırmızı gökyüzü genellikle sanatsal bir icraat olarak anılır fakat gerçeğin farklı olma ihtimali çok yüksektir.

1883 Ağustos ’nda Endonezya’da ki Krakatoa yanardağının, gökyüzüne tonlarca kaya ve kül fırlatan patlaması yüzünden, atmosferde kalan toz, yerkürenin çevresinde daireler çizdi ve kasım ayında Avrupa’nın her yerinde kıpkırmızı alacakaranlıklar gözlenmeye başladı.

Munch eseri 1893’te yaptı ama açıkça bildiğimiz şey bu eseri geçmişte tuttuğu notlardan yararlanarak yaptığıdır.

 

Edvard Munch ‘un birbirinden güzel eserlerini ve 50.000 ‘den fazla dünyaca ünlü sanat eserini yüksek çözünürlükte görüntüleyebileceğiniz ve indirebileceğiniz internet sitesi, Chicago Sanat Enstitüsü (AIC) tarafından ücretsiz kullanıma açıldı. İnternet sitesine buradan ulaşabilir ve ilgi duyduğunuz ressamların sanat eserlerini inceleyebilirsiniz.

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.