Diego Velazquez ve Las Meninas (Nedimeler)

Diego Velazquez, Edouard Manet ’in ressamların ressamı olarak tanımladığı, Caravaggio ’dan sonra gelmiş geçmiş en yaratıcı ve gerçekçi ressamlardan biridir. Eserlerindeki ışık, gölge, kompozisyon, uyarlama, görme gücü son derece etkileyicidir. Diego Velazquez hayatından bahsederken aynı zamanda onun Las Meninas (Nedimeler) eserinin detaylarına da göz atacağız.

 

 

Diego Velazquez ‘in Kısa Hayat Hikayesi

Velazquez Diego de Velazquez (1599 – 1660) on yedinci yüzyıl ortalarında Roma ’yı ziyaret etmiş çok sayıda sanatçı arasındadır. Çağdaş Roma sanatı veya mimarisinden ziyade antik çağdan kalma kalıntıların ve harabelerin cazibesine kapılan diğer birçokları gibi o da iki defa Roma’yı ziyaret etmiştir.

Bu ziyaretler 1630 – 1650 ve 1651 yıllarında yapmış kısa sürede olsa Roma’da yaşamıştır.

 

Velazquez Diego de Velazquez

Diego Velazquez

 

Dolaylı yollardan bile olsa, o sıralarda eserleri ve ünü İspanya’ya erişmekte olan Caravaggio ’nun sağlam ve neredeyse heykeli andıran tarzı gerçekçi üslubundan etkilenerek çalışmalarına başlamıştır.

İspanyollar bu tür dolambaçsız bir gerçekçiliğe, içgüdüsel olarak tepki vermekteydiler.

Miguel de Cervantes (1547-1616) Don Quixote (1605)’a yazdığı ön sözde, önemli bir husus olarak, erişmeye çalıştığı yazı üslubu için resimlemede kullanılan “yalın ve basit” metaforunu zikretmiş ve Velâzquez ’in çağdaşı Francisco de Zurbarân (15981664) aynı yöntemle işe başlamıştı.

Zurbarân’ın daha çok Güney Amerika ve İspanya manastırları için yaptığı dua eden keşiş resimleri Karşı Reformasyon Mistisizmini sıradan bir gündelik hayatla benzersiz şekilde bir araya getirmektedir.

Fakat Velazquez’in sanatının gelişim tarzı ilerleyen dönemlerde çok farklıydı. İyi ki de farklıydı dememek gerçekten çok zor çünkü Velazquez’in gittiği yol bize kadar ulaşan bir şaheseri görmemizi sağladı.

Diego Velazquez 1623’de kendisinden çok hoşlanan ve yaşamının geri kalanında eserleri üstünde adeta bir tekel kuran genç İspanya kralı IV. Felipe’nin (1621-1665) hizmetine girdi.

 

Diego Velazquez

Diego Velazquez – İspanya Kralı IV. Felipe | Kunsthistorisches Museum, Vienna, Avusturya.

 

Kraliyet koleksiyonu, Velazquez’in gözlerini Venedik sanatının özellikle de büyük ‘poesie‘ dizisi Madrid ’deki sarayın duvarlarını süsleyen Tiziano’nun görkemiyle tanışmasını sağladı.

Bu resimler, Velâzquez’in boyayla resim yapmaya duyduğu doğal tercihi ve Raffaello ve çizgisel gelenekten gelenlerle arasındaki farkı güçlendirdi.

Giderek Tiziano’nun kırık ve akıcı fırça darbelerinin de ötesine geçecek, bazen uyguladığı çok ince tabaka boya, tuvalin dokusunun bile fark edilmesine yol açacaktı.

 

 

Las Meninas (Nedimeler)

Las Meninas (Nedimeler) adıyla bilinen ve asıl ismi “IV. Felipe’nin Ailesi” olan resmi, Diego Velazquez’in en yüksek başarısı, resmin neler başarabileceğinin çok bilinçli ve hesaplı bir kanıtı ve belki de tuval resminin imkanları hakkında yapılmış en derinlemesine yorumdur.

 

Las Meninas-Velazquez

Las Meninas (Nedimeler) |  Diego Velazquez

 

On yedinci yüzyılın sonlanmasından bile önce bir İtalyan sanatçısı buna “resmin ilahi gücü” adını vermişti; gerçekten de özünde, resim yapma hakkında bir resim olduğu söylenebilir.

Resminin ana figürü, ötedeki duvarda asılı aynada yüzleri yansıyan IV. Felipe ile ikinci eşinin kızı beş yaşındaki Infanta Margarita’dır.

Beraberinde resme ismini veren iki nedimesi bulunmaktadır.

Uykulu iri bir köpeğin arkasında iki saray cücesi durmakta, bir nedime ile erkek bir görevli sohbet etmekte ve kraliçenin maiyetinden bir kişi odanın diğer tarafındaki aralık kapıdan görünmektedir.

Elinde paleti ve fırçasıyla Velazquez’in kendisi devasa tuvalin yanında ayakta durmaktadır.

Saray nazım seviyesine yükselmiş ressam dahil tüm figürler saray mensubudur.

 

İlginizi Çekebilir: Sanat Tarihinde Semboller ve Alegoriler

 

Tarihte Bir İlk

O ana dek resmi portreler ve tarihi konular için ayrılan büyüklükte bir tuvale resmedilmiş saray hayatının görünüşte önemsiz bir gündelik anını kaydeden böyle bir tablonun öncülü mevcut değildir.

Fakat anlık bir olayın yakalanması gibi görünen resmin arkasında katmanlar halinde birçok anlam yatar.

Las Meninas, her şeyden önce gözlerimizin önünde yaşanan hayatı temsil etmektedir. Bu yolla, zamanı yakalayarak saati belli bir anda sonsuza kadar durduran ressamın sahip olduğu benzersiz kudretin bir kanıtıdır.

Figürlerin gelişigüzel etrafta bulunmaları ve sanatçının onlara karşı tarafsız, ilgisiz tutumu; resmin etkisinin bir enstantane fotoğrafa benzetilmesine yol açmıştır.

Gerçekten de, gerçekliğin böylesine inandırıcı bir illüzyonu, sadece büyük ve gizlenmiş bir yapaylıkla yaratılabilirdi. Aynı şekilde kadın cücenin grotesk çirkinliğinin kaydedildiği tamamen yansız yöntem, Infanta ve beraberindekilerin eşsiz güzelliğine inanmamızı sağlamaktadır.

Bu figürlerin doğallığını, aynadaki loş yansımalar ve duvardaki loş resimler daha da belirginleştirmektedir.

 

Prenses Infanta | Las Meninas (Nedimeler)

 

Tabloda ressamın belirmesi de Don Quixote’ta Don ve Sancho Panza’nın haklarında yazılan kitabı ve yazarını andıkları kısım gibi farklı gerçeklik düzeyleriyle mahirane oynamaları akla getirmektedir.

Böyle olmakla beraber, bu görsel illüzyonların en görkemlisinde, trompe l’oeil (gözü yanıltan illüzyonist resim) resminin suni ve kaygan optik aldatmacalarından herhangi bir iz yoktur.

Velâzquez’in boya uygulamaları son derece serbesttir ve Las Meninas ’a yakından bakınca figürlerin pigment kabartıları ve vuruş izlerine dönüştükleri tek bir nokta bile mevcut değildir.

Kullandığı uzun saplı fırçalar, tuvalden uzak durup toplam etkiyi gözden geçirmesine imkan vermiştir. Bu etki, sağ duvardaki pencereden, kapıdan ve hepsinden önemlisi resim alanının önündeki yani kral ve kraliçenin hayali olarak durdukları alandan doğal yolla alınan ışıkla aydınlanan kapalı bir mekanda yaratılmaktadır.

 

Diego Velazquez | Las Meninas (Nedimeler) Tablosundaki Figür Ayrıntıları

 

Işığın geldiği bu üç kaynak, çok parlak ve abartı gölgeleri önlemektedir. Dahası, dikdörtgen resim alanı figürlerin kazara bir araya geldikleri, “kompoze” edilmedikleri bir çerçeve sağlamaktadır.

Onları birleştiren birbirleriyle değil, yansımaları aynada görünen kral ve kraliçenin işgal ettiği konumdan bakan izleyiciyle ilişkileridir. Bu yolla, izleyici bütünün bir parçası haline gelmekte; Bernini’nin Roma’daki Santa Maria della Vittoria Şapelinde dua edenleri aynı yıllarda çok daha farklı bir sanat eserinde işin içine katması gibi resmin içine çekilmektedir.

 

El İşçisi Diego Velazquez Artık Sanatçı Oluyor!

Las Meninas’ın ikinci önemli teması, liberal bir sanat olarak resim ve bunun devamında sanatçının statüsü idi.

Tabloyu resmederken bu ikinci konu Velâzquez’in hiç aklından çıkmamaktaydı, zira tam da o sırada kendisini asalet mertebesine yükseltecek askeri şövalyelik tarikatlarından birine kabul edilmenin peşindeydi. Bu tarikatların kadim statüleriyse Mağrip ve Yahudi kökenlilerle birlikte “el” işçilerini kabul etmemekte ve bu nedenle resmin liberal bir sanat mı yoksa sadece mekanik bir sanat mı olduğu sorusu hayati önem kazanmaktaydı.

Mesele, İspanya’da bir süredir hararetle tartışılmaktaydı. Liberallik statüsü, vergi ve askeri hizmetlerden muafiyet gibi pratik avantajlar getirmekteydi. O dönemde ressamların iddiasını destekleyen çok sayıda kişi vardı ve Las Meninas da sanatçının bu müzakereye bir katkısı olarak yorumlanabilir.

Örneğin odanın diğer tarafındaki duvarda asılı iki tablo, asalet unvanı verilen Rubens’lerin sanata ilâhi gücün katılımını gösteren eserlerinin kopyalarıdır.

Ayrıca Diego Velazquez kendisini, makamın alametini takmış bir saray görevlisi olarak anahtarları belinde asılı şekilde göstermiştir. Gerçekten de iki yıl sonra İspanya asalet tarikatlarının en azametlilerinden San Iago’nun (St. James) üyeliğine kabul edilmiş ve bu tarikatın haçı kralın talimatıyla daha sonradan göğsüne resmedilmiştir.

 

Diego Velazquez ‘e Ait Bir Otoportre | Bir Adamın Portresi |  The Metropolitan Museum of Art, New York, ABD.

 

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.