Edgar Allan Poe Kimdir?

Edgar Allan Poe. Günümüzün en büyük popüler kültür malzemelerinden biri de onun yüzü. Az çok edebiyatla ilgisi olan kimse bu yüzü tanır ve daha önce bir filmde, bir kitap kapağında, bir kahve kupasında, su bardağında hatta ve hatta perde üzerinde görmüştür. Gözlerindeki karanlığı doğuştan mı getirdi? Yoksa yazdığı iç karartıcı şeylerle dolu kitapları sebebiyle mi bakışları ürkütücü bir hal aldığı bilinmeyen adam Edgar Allan Poe.

Belki de bildiğiniz en ünlü Amerikalı yazar olabilir ama şu anki ünü ve tanınırlığı sizi yanıltmasın. Yaşadığı dönemde kimse onu tanımadı ve değerini bilmedi, yokluk içinde ölüp gitti Edgar Allan Poe.

Ona hak ettiği itibarı Fransızlar kazandırdı.

 

Edgar Allan Poe Kimdir?

Edgar Allan Poe Kimdir?

 

 

Edgar Allan Poe ‘nin Hayatı ve Eserleri

Edgar Allan Poe, tekinsiz öyküler, başka hiç kimsenin yazmadığı bir tarzda yazdığı şiirler ile karanlık kurmacanın babası olarak görülebilir. Bu kadar iç karartıcı, pesimist yazmasına rağmen kendisi karanlıktan korkardı.

Edgar Allan Poe tüm ömrünü kapkara bir bulutun içinde yaşadı desek yeridir. Üç yaşında öksüz kalan Poe, John ve Francis Allan tarafından Virginia’da yetiştirildi. Resmi olarak evlat edinilmedi. John Allan az biraz kibirli bir kişilik sahibiydi. Kendi soy ağacında teatral gösteriler yapmış olan bir anne babanın oğlunu eklemek istemedi.

 

Karanlık Kurmacanın Babası Edgar Allan Poe

Karanlık Kurmacanın Babası Edgar Allan Poe

 

Fakat Edgar ona hamilik etmiş olan John’un soyadını göbek adı olarak memnuniyetle kullandı. Edgar Allan Poe’ ya John’dan miras kalan tek şey de soyadı değildi. Edgar Allan Poe hamisi John’dan bir miktar kibir ve ukalalığı da miras olarak almıştı.

 

Alkol, Kumar ve Son

Sevgisiz bir çocukluk geçiren Edgar paradan yana da çok şanslı değildi. Poe, Virginia Üniversitesinde eğitimini devam ettirirken alkol ihtiyacı için gereken paraya kavuşmak umuduyla kumar oynadı ve tabi ki yüklü miktarda kumar borcu oldu.

1830 yılında West Point Harp Akademisi’ne girdiğinde aynı durum yeniden baş gösterdi. Poe orada geçirdiği vaktin çoğunu içki içerek ve ordudan atılmanın yollarını arayarak geçirdi. Sonunda 1831 yılının ocak ayında emeline ulaştı.

Edgar Allan Poe alkolle hayatını mahvedecek kadar içli dışlıydı. Bu da onu bilinen alkolik sınıfına sokuyor. Sınıf arkadaşlarından biri onun için şöyle yazıyor;

“… ağır içkiye olan tutkusu en az oyun kağıtlarına olan tutkusu kadar belirgin ve tuhaftır… ağzını şapırdatmadan ve bir kez olsun yutkunmadan bir kadeh içkiyi tek yudumda mideye indirir.”

Sorun çok az bir alkol onu sarhoş etmeye yetiyordu bu sağlıksız vücudunun ve zayıflığının bir getirisiydi. Bu halleri sonunda üvey babası onu evlatlıktan reddetti ve onun bir daha kendi mülkü içerisinde görürse onu tutuklatacağını söyledi.

 

Edgar Allan Poe'nin Hayatı

Edgar Allan Poe ‘nin Hayatı

 

Hem paradan hem ailesinden olan Poe, Baltimore’da yaşayan halasının yanına taşındı. Aynı zamanda bazı dergilere kısa öykülerde yazıyordu.

1836 yılında yirmi yedi yaşındayken kendisinden 14 yaş küçük olan hala kızı Virginia ile evlendi. Poe ve eşi alacaklılardan şehir şehir kaçtı. Alkol sorunu tüm hızla devam ediyordu. Tam kariyeri rayına girmeye başlamıştı ki karısı tüberküloza yakalandı ve öldü.

Edgar Allan Poe ’nin hayatı gerçekten bir kabus gibiydi ve kabuslara yaraşır bir şekilde son buldu. 1849 Eylül’ünde yaptığı bir yolculuk sırasında kayıplara karıştı ve beş gün ortalarda görünmedi. Beş gün sonunda bir barın önünde baygın bir şekilde bulundu. Bulunduğunda üzerinde kendisine ait olmayan eski püskü kıyafetler vardı. Hastaneye yatırıldı sancılar içinde sayıkladı. Sayıkladığı tek isim vardı; Reynolds.

Kimse Reynolds’un kim olduğunu bulamadı. Nihayetinde hasta yatağında:

“Tanrım, kurtar şu zavallı ruhumu! “

Dedi ve öldü.

 

 

Kuzgun

Oturup düşündüm öyle, söylemeden, tek söz bile

Ateşli gözleri şimdi göğsümün içini yakan

Durup o Kuzgun’a baktım, mindere gömüldü başım,

Kadife kaplı mindere, üzerine ışık vuran,

Elleri Lenore’un artık mor mindere, ışık vuran,

Değmeyecek hiçbir zaman!

 

Sanki ağırlaştı hava, çınlayan adımlarıyla

Melek geçti, ellerinde görünmeyen bir buhurdan.

“Aptal,” dedim, “dön hayata; Tanrın sana acımış da

Meleklerini yollamış kurtul diye o anıdan;

İç bu iksiri de unut, kurtul artık o anıdan.”

Dedi Kuzgun: “Hiçbir zaman.”

Çeviren: Ülkü Tamer

 

İlginizi Çekebilir : İkinci Yeni Akımı Şairleri ve Şiirleri

 

Poe “Kuzgun” ile gurur duyar hatta “gelmiş geçmiş şiirlerin en iyisi olarak” nitelerdi. Tahmin edileceği gibi mütevazılığın yerinde yeller esiyordu. Ama Poe bu şiirden neredeyse hiç para kazanamadı. Telif haklarından bihaberdi. Şiiri bir gazetede yayımlattı ve bu yayımdan sonra herkes şiiri basma hakkına sahip oldu.

 

Edgar Allen Poe ‘nin Şiirlerinden – Kuzgun (Ravens)

 

Poe çocukken mezarlıkta eğitim görmüştü. Matematiği mezar taşlarının üstündeki sayıları toplayıp çıkararak öğrenmişti.

 

 

Yalan Haber Ama İnandırıcı

Edgar Allan Poe ’nin nakit sıkıntısı çektiği dönemlerde yaptığı işlerden biri de gazetelere haber yazmaktı. Poe, Nisan 1844’te New York Sun gazetesine dünyanın ilk transatlantik balon uçuşu hakkında bir yazı yazdı. “Kara ve denizden sonra hava da artık bilime boyun eğdi ve insanlık için sıradan ve kullanışlı bir ulaşım ortamı olma yoluna girdi” diye yazdı.

Balon yolculuğundan ayrıntılarıyla bahsettiği bir makale yazdı tek sorun bütün bu hikayenin uydurma olmasıydı.

 

 

Edgar Allan Poe, NFL (Amerikan Futbol Ligi)’ ye İz Bırakıyor

Profesyonel Amerikan Futbol takımlarından biri 13 yıl aradan sonra Baltimore şehrine geri döndü ve isim seçenekleri arasında Haydutlar ve Amerikalılar gibi alternatifler olmasına rağmen, takım kendine Poe’nun şiirine hürmeten “Ravens” yani “Kuzgun” adını verdiler.

 

Amerikan Futbol Ligi (NFL) takımlarından biri Poe’nin şiirine saygı göstermek amacıyla ismini Baltimore Ravens (Baltimore’nin Kuzgunları) adını verdi.

 

 

Annabel Lee

Senelerce senelerce evveldi
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
İsmi; Annabel Lee
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni
O çocuk ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi
Sevdalı değil kara sevdalıydık
Ben ve Annabel Lee
Göklerde uçan melekler
Kıskanırlardı bizi
Bir gün işte bu yüzden göze geldi
O deniz ülkesinde
Üşüdü bir rüzgarından bulutun
Güzelim Annabel Lee
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni
Mezarı oradadır şimdi
O deniz ülkesinde

Çeviren: Melih Cevdet Anday

One Response

  1. Eray

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.