Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri-2

Koskoca bir yaz tatilini yarıladık bile. Geçen ay başladığımız yaz tatili için kitap tavsiyeleri ‘ne bu ay da devam ediyoruz. Bu ay kitap tavsiye listemiz çoğunlukla kurgu dışı kitaplardan oluşmakta lakin yine de kurgu sever okuyucuyu dikkate alarak iki adet kurgu türünde kitap paylaştık.

Aynı şevkle, aynı neşeyle, her zaman ve her yerde okumanız dileğiyle.

Ayrıca “Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri-1” başlıklı kitap tavsiye listesine buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

Tatil İçin Kitap Önerileri

 

İlk Yunan Filozoflarında Tanrı Düşüncesi

 

Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

İlk Yunan Filozoflarında Tanrı Düşüncesi- Werner Jaeger | Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

 

Yazar : Werner Jaeger

Yayınevi : İthaki Yayınları

 

Werner Jaeger, Parmenides, Herakleitos, Empedokles gibi karanlık ve zor düşünürlerin metinlerini ayrıntılı bir şekilde yorumlarken, Tanrı düşüncesinin Yunan felsefesinde en başından itibaren oynadığı belirleyici rolün altını çiziyor.

Burada, Yunan felsefi düşüncesinde teolojinin başlangıcının izini sürmek istiyorum… Tanrı ve tanrısallık meselesinin, erken dönem doğa filozoflarının düşüncesinde, genellikle kabul etmeye hazır olduğumuzdan çok daha geniş bir yer işgal ettiğini göreceğiz…

Pozitivizm çağı ve onu temsil eden felsefe tarihçileri, bu ilk dönem düşünürlerinin sırasıyla ampirik ve bilimsel karakterlerini vurguladılar.

Sokrates öncesi filozofların modernliğini kanıtlama hevesiyle, bu kitapta doğal teolojinin kökeni perspektifi içinde ilgilendiğimiz yönlerini çoğu zaman önemsizleştirdiler. Halbuki bu, bizzat Antik Çağ düşünürlerinin bu filozofları görme biçimidir.

 

 

Döşeğimde Ölürken

 

Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

Döşeğimde Ölürken – William Faulkner | Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

Yazar : William Faulkner

Yayınevi : İletişim Yayınları

 

Yirminci yüzyılın büyük modernist romancılarından William Faulkner ’ın yazım tekniğinde radikal bir yeniliği temsil eden, benzersiz bir yapıt.

Ölüm döşeğinde olan Addie, kırk mil uzaklıktaki Jefferson mezarlığına, ailesinin yanına gömülmeyi vasiyet eder. Addie’nin tabutunu bir katır arabasına yükleyen Bundren ailesi, sıcakla ve sellerle boğuşacakları uzun bir yolculuğa çıkar.

Döşeğimde Ölürken, on beş farklı anlatıcının ağzından anlatılan elli dokuz bölümden oluşur.

Ailenin öfke, üzüntü, endişe ve tutku dolu serüveni karakterlerin zihninden geçen akışın ritmiyle birleşir. Bilinçlilik akışı tekniğini çarpıcı bir yetkinlikle kullanan Faulkner’ın karakterlerinin “gözleriyle sesi kendi içine dönüp ağlayışını dinlemeye koyulmuş gibidir”. Düz yazıyı şiirselleştirmekte sıradışı bir yeteneği olan Faulkner’ın bu romanı, sezgilerin, duyarlıkların, iç seslerin, boşlukların destanıdır.

 

“Döşeğimde Ölürken’in bir Amerikalı tarafından yazılmış en özgün roman olduğu söylenebilir. Faulkner, 20. yüzyılın en büyük romancıları arasında.”

Harold Bloom

 

 

Irk Kavramını Kim İcat Etti?

 

Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

Irk Kavramını Kim İcat Etti-Robert Bernasconi | Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

 

Yazar : Robert Bernasconi

Yayınevi : Metis Yayınları

 

Popüler bilinçte ırkçılık, genellikle ırkçı eylemleri hatırlatır ve düşünceyle, felsefeyle ilişkilendirilmez.

Her ne kadar ‘ırk’ın bir kavram olarak kullanılmaya başlamasından önce de bu tür tarihsel pratikler vardıysa da, insanlar arasındaki farklılıkların deneyimlenmesinden ırkçı bir zihniyetin doğuşu, batılı düşünürlerce bu kavrama bilimsel bir statü verilmesiyle mümkün olmuştur.

Dolayısıyla ırkçı edimler, yüzyıllara uzanan bir düşünce tarihi üzerinden felsefenin önde gelen isimlerinin “insanlık” ve “ırk” tanımlamalarına bağlanır: Locke, Kant, Hegel ve Herder…

Robert Bernasconi ‘nin bu düşünürlerde ırk fikrinin izlerini takip ederek ırkçılığı kölecilik ve sömürgecilik pratikleriyle ilişkilendirirken ‘Batı Uygarlığı’nın temel çelişkilerini sergilediğini, felsefenin masumiyetini sorgulayarak teoriyle uğraşan ellerin her zaman sanıldığı kadar temiz olmadığını gösterdiğini düşünüyoruz.

 

 

Yasak Olmayan Hazlar

 

Yasak Olmayan Hazlar-Adam Phillips

Yasak Olmayan Hazlar-Adam Phillips | Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

Yazar : Adam Phillips

Yayınevi : Metis Yayınları

 

Psikologlar ve psikanalistler genelde yasak hazlardan bahseder, onlar aracılığıyla insanın iç dünyasını keşfetmeye çalışırlar.

Yasaklar çoğunlukla arzuyu kamçıladığından, yasak hazlar hep öne çıkar, hep daha çok arzulanır. Peki ya yasak olmayan hazlar? Onların kıymetini biliyor muyuz, yoksa yasak olmadıkları için gözümüzdeki değerleri azalıyor mu?

“Bu kitap, yasak olmayan hazların yasak olanlara nazaran haz konusunda bize anlatacak daha fazla şeyleri olup olmadığını konu alıyor,” diyor Adam Phillips.

“Bu doğru olsaydı, fazlasıyla ciddiye aldığımız onca şey ciddiyetini yitirirdi. Yasak olanın despotluğu bir şeyleri yasaklamasından değil, bize ne yapmak istediğimizi söylemesinden gelir — yasak olanı yapmak isteriz. Oysa yasak olmayan hiç emir vermez.”

İtaat, özeleştiri ve hayatın yaşamaya değer olup olmadığı gibi yakıcı meseleleri, yasak olan ve olmayan hazlar bağlamında ele alıyor Phillips.

İtaatsizliğin yasak hazzının yanı sıra, itaatin yasak olmayan hazzı hakkında düşünmeye teşvik ediyor bizi. Özeleştirinin sık sık insanın kendini haksız yere mahkûm etmesi anlamına geldiğini, oysa acımasız özeleştirinin ta kendisinin bir haz, yasak olmayan bir haz olabildiğini söylüyor. Ve şunu soruyor hepimize: “Hayat katlanılmaz mıdır yoksa ondan keyif almak bize yasaklanmış mıdır? Ve şayet hayat aynı zamanda yasak bir hazsa, onu kim ve neden yasaklamıştır?”

 

 

İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar

 

İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar-Hatice Meryem

İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar-Hatice Meryem

 

 

Yazar : Hatice Meryem

Yayınevi : İletişim Yayınları

 

Kozluk, işsizin güçsüzün, çulsuzun uğursuzun, arsızın hırsızın, fakirin fukaranın, itin kopuğun, sefilin baldırı çıplağın yurt tuttuğu bir yer.

İstanbul’un biraz ötesinde biraz berisinde, biraz sağında biraz solunda, ama asla ortasında değil!

Orada yaşayanların derdi tasası ne Avrupa Birliği, ne dünyayı saran çevre felaketi ne de günü en yüksek değerle açıp en düşük değerle kapayan borsa.

Orada kadınlar, kocalarından dert yanar en fazla. Kocalar da karılarından.

Gençlerinse ne baştaki hükümetin yanlış kararları ne de küresel ısınmanın sonuçları umurundadır! Onların hayallerini dev alışveriş merkezlerinin ışıltılı dükkânları süsler. Varsa yoksa maçlardan konuşurlar aralarında. Bir de işsizlikten! Çaresizlikten, kimsesizlikten, yalnızlıktan!

Olmaz ya, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle tüm Kozluklu, hani yeryüzünden bir anda kaybolup gitse, belki de yokluklarını fark eden Allah’ın kulu olmaz.

Kozluklu’nun varlığıyla yokluğu bir çünkü.

İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar’la, Hatice Meryem bizi, Kozluklu sıradan bir ailenin evine misafirliğe çağırıyor. Bu; dilli güllü Zümrüt’le dilini yutmayı düşleyen Elmas’ın, pikabına çocukları doldurduğu gibi ailesini pikniğe götüren Cavit’le bir türlü bir baltaya sap olamayan Coşkun’un ve diğerlerinin hikâyesidir.

 

 

Tarihöncesinde Dil

 

Tarihöncesinde Dil-Alan Barnard

Tarihöncesinde Dil-Alan Barnard

Yazar : Alan Barnard

Yayınevi : Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

 

İnsanlar tarihimizin yüzde doksanında “avcı-toplayıcı” olarak yaşadılar ve birbirleriyle konuşuyorlardı. Konuştukları dilin kökenine ve evrimine ilişkin elimizde dolaysız bir kanıt mevcut değil; hatta ilk insanların konuşma ya da işaret dili var mıydı, bilmiyoruz.

Bu zorluğun farkında olan antropolog Alan Barnard, çevremizde var olanlardan hareketle dile ilişkin geçmişimizi önemli ölçüde anlayabileceğimizi ileri sürüyor. Dünyanın pek çok yerinde hala avcı-toplayıcılar yaşıyor; bu topluluklar, konuşma tarzlarını, dillerini, dillerden ne amaçla yararlandıklarını araştırmamız bakımından büyük önem taşıyorlar. Olağanüstü geniş kelime dağarcıkları var ve dil bilgisi açısından hayli karmaşık, gelişkin bir dile sahipler.

Barnard, avcı-toplayıcıları, kendi şartlarında anlayarak yaşamlarını inceliyor. Okuma yazma bilmeyen insanlar olarak dili nasıl algılıyorlar? Dili ne amaçla kullanıyorlar? Dil bilgisine ilişkin bilgileri hiç yok mu yoksa dil bilgisiyle oyunlar oynamaktan keyif almalarına yetecek kadar bir dil bilgisi anlayışları bulunuyor mu?

Bugüne dek yapılmış belli başlı araştırmaları ve kuramları ele alarak bu tür soruları irdeleyen Tarihöncesinde Dil, dilin evrimine ilgi duyan herkesi tatmin edecek bir çalışma.

 

 

İnsanın Acısını İnsan Alır / Bütün Yazıları 1

 

İnsanın Acısını İnsan Alır Bütün Yazıları 1-Şükrü Erbaş

İnsanın Acısını İnsan Alır Bütün Yazıları 1-Şükrü Erbaş | Yaz Tatili İçin Kitap Tavsiyeleri

Yazar : Şükrü Erbaş

Yayınevi : Kırmızı Kedi Yayınevi

 

“Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte…

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi.

Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun.

İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde. Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması… Ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.”

 

 

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.