Johannes Vermeer Kimdir?

Sanat olarak adlandırılan yapıtların ilk ortaya çıkışlarından bu yana, onlarla ilgili olan en büyük beklentilerden biri de bir mesajı olmasıdır. Johannes Vermeer (Jan Vermeer) bu konuda biraz kafa karışıklığı yaratır. Süt döken bir hizmetçi, mektup okuyan bir kadın, müzik yapmaya çalışan bir kadın bize ne anlam ifade eder. Bu eserlerde ne anlam buluruz. İnsan bu eserlerin bir anlamı olmasını, göründüğünden çok daha derin anlamlar taşımasını arzular.

Sanatçıların hayatları için de insanlar aynı arzu içindedir. Başlarına gelen olaylardan, yaşam boyunca yedikleri maddi ve manevi köteklerden etkilendiklerini duymak ister. Bütün sanatçıların deli – dahi sınırında dolaşmaları gerektiğine inanmak ister. Sanat tarihinde pek çok sanatçı bu beklentiyi elbette karşılar ama bu beklentilere cevap vermeyen isimler de vardır.

 

Sütçü Kız - Johannes Vermeer

Sütçü Kız – Johannes Vermeer

 

İşte bu isimlerden birisi de Jan Vermeer ’dir. Neredeyse o çağ için sıradan bir hayat.

Neden süt döken bir hizmetçi ?

Neden kulağında tek bir incisi olan dudakları yarı aralık bir kız ?

Bu soruların cevapları yoktur.

 

 

Johannes Vermeer (1632 – 1675)

 

Dönemin Rüzgarı

Johannes Vermeer, Felemenk altın çağında; Hollanda’nın sanat, bilim ve ekonominin şahika dönemlerinin yaşandığı bir dönemde yaşamıştır. Harcayacak parası olan, gelişmiş bir orta sınıf, yeni edinmeye başladıkları büyük evlerinin boş duvarlarını doldurmak için ressamların peşine düşmüşlerdi. Bu da doğaldır ki, en çok o dönemin ressamlarına yaradı. İsmen protestan olan Felemenk devleti Avrupa’nın geri kalanına nazaran, dini açıdan bir hoşgörü ortamı oluşturmuştu.

Vermeer’in yaşamı da işte bu, nispeten özgün denebilecek ortamda şekillendi. Vaftiz kaydı dışında ondan ilk kez 1653 yılının Nisan ayında bir kayıt bulunmaktadır. Bu kayıt da onun Catharina Bolnes ile sözlenmesinin kaydı. Catharina Bolnesi’in ailesinin çok istekli olmadığı bu evlilik bir şekilde gerçekleşti.

Johannes Vermeer, Delft’ teki ressamlar loncasına kaydoldu. Sanatını kanıtladıktan sonra kendini ustalar arasına yazdırmıştır. Vermeer her ne kadar protestan kimliği taşısa da aslında daha çok bir katolik gibi yaşamıştır. 1655 yılında yaptığı St. Praxedis / Aziz Praxedis adlı tablonun konusu dini yüzünden öldürülmüş Hristiyanların cesetlerini gömmeye hazırlanan Romalı bir azizdir. Bu eser Vermeer’in diğer eserlerinden oldukça farklıdır. Bu eser bir üslup arayışı olarak özetlenebilir.

 

Saint Praxedis - Johannes Vermeer

Saint Praxedis – Johannes Vermeer

 

Kızlar

Johannes Vermeer ’in tüm dünya tarafından bilinen üslubunu bulduğu ilk eserlerinden biri olan “Açık Pencere Önünde Mektup Okuyan Kız” eserini tamamladığı yıldır. Vermeer’i tanımlayan neredeyse tüm izleri bu eserden itibaren bulmak mümkündür.

 

Açık Pencere Önünde Mektup Okuyan Kız - Johannes Vermeer

Açık Pencere Önünde Mektup Okuyan Kız – Johannes Vermeer

 

Bir kadın açık bir pencerenin önünde, elinde tuttuğu kağıt parçasına bakar. Bu bir aşk mektubu mudur? Yoksa bir haciz ihbarnamesi mi ? Belirsiz. Ama esere baktığımızda en ilginç nokta perdeyi kapatabilecek durumda olmasına rağmen adeta izleyici görsün diye perdeyi açık tutmasıdır. Yüzünde ki düşünceli ifadeden sıkıntılı bir durum olduğunu söyleyebiliriz.

Bu resimle gözde konusunu keşfetmiş olduğunu düşünen Johannes Vermeer, bu konudan kariyeri boyunca çok az ayrıldı. Temel konusu pencerenin yanında duran kadın olan yaklaşık yirmi beş tablo yaptı. Bu tablolarda kadınlar süt döker, mektuplarını okur, müzik yapar, ziynetlerini incelerler. Eserlerinde bazen hizmetçi olduğunu düşünülen ikinci bir kadın vardır. Eserlerde neredeyse hiç denecek kadar nadir olan şey ise erkek figürleridir. Eserlerin çoğu aynı odada geçer, aynı pencere önü gibidir.

Eserlerinde kadınların bu kadar baskın olmasının sebebi Jan Vermeer’in hayatında kadınların sayısının çok fazla olmasından kaynaklanıyor olabilir. 1660 yılında eşiyle beraber kayınvalidesinin evinde kalıyordu ve ilk beş çocuğu kızdı.

Vermeer’in eserlerinde çok fazla kadın bulunmasına rağmen onları bir obje olarak yansıtmaz. Resmin başrolünde olan önemli bireylerdir. Kadınların bakışları asla baştan çıkarıcı, arsız bakışlar olmamıştır.

Johannes Vermeer ’in eserlerinde görülen kadınların obje olarak kullanılmadığını İnci Küpeli Kız eseri üzerinden kanıtlamak mümkündür. “İnci Küpeli Kız” size sevimle gelebilir ama asla seksi gelmez size şehvet dolu bakışlarla bakmaz.

 

İnci Küpeli Kız – Johannes Vermeer

 

Her Devrin Belirleyici Unsuru: Savaş

Jan Vermeer ömrü boyunca büyük bir saygı gördü. Çağdaşları ona ‘şöhretli’  diye hitap ediyorlardı. İki kez ressam loncasının başına tayin edildi.

Vermeer çok fazla üretken bir ressam değildi. Yılda en fazla üç ya da dört resim tamamlardı. Hayatı boyunca tamamladığı eserlerinin sayısı elliyi bile bulmaz. Geniş ailesini geçindirmek için sadece yaptığı resimleri satmak yeterli gelmiyordu. Vermeer uzun süre eşine ait emlakları satarak geçindi. Aynı zamanda sanat simsarlığı da yapmaktaydı.

O dönemde yaşamış olan pek çok kişi kimi Johannes Vermeer’in kaderini de 1672’de İngiltere ve Fransa’nın Hollanda’ya ilan ettiği savaş etkiledi. Bu savaş siyasi ve ekonomik istikrarı etkiledi. Sanat piyasası çöktü. Vermeer gerek kendi eserleri olsun gerek başkalarının eserleri olsun, tek eser satamaz hale geldi. Bu sırada bir çocuğu ve en önemli müşterisi öldü. Sonunda yaşadığı büyük baskıya dayanamaz hale gelen Vermeer hiçbir hastalığı olmadığı halde bir buçuk gün içinde hastalandı ve öldü. Geriye küçük yaşta on çocuk ve çaresiz kalmış bir eş bıraktı. Karısı iflasını ilan etmek zorunda kaldı.

Johannes Vermeer ’in eserleri 1800’lerin sonuna kadar pek az biliniyordu. Bu tarihlerde Fransız sanat insanları Vermeer ’i yeniden gün ışığına çıkardı.

 

Yirmi Yılda On Beş Çocuk

Eserlerindeki kadınların neden hamile gibi göründüğü konusunun izlerini Vermeer’in hayatında bulmak mümkündür. Johannes Vermeer neredeyse yirmi yılda on beş çocuk sahibi olmuştur. Karısını sık sık model olarak kullandığı tahmin ediliyor.

 

Cani Bir Hayran

Başarısız bir ressam olan Adolf Hitler, Johannes Vermeer’in büyük hayranları arasında yer alıyordu. İşgal ettiği topraklarda onun eserlerini gözden kaçırmamaları konusunda kati emirler verdi. II. Dünya savaşının sonlarına doğru ele geçen sanat eserleri;  içlerinde Jan van Eyck , Leonardo da Vinci, Albercht Dürer ve Rembrandt’ın eserleri de bulunan bir koleksiyon Avusturya’daki bir tuz madenine saklandı.

Savaşı kaybetmeye yaklaşmış olan Hitler tuz madeninin yok edilmesi emrini verdi. Sanat eserleri üzerinde duyarlılık gösteren yerel yetkililer sanat eserlerini kurtarana kadar bu emrin uygulamasını geciktirdiler.

Madendeki eserler arasında Johannes Vermeer ’e ait olan “İsa ve Zina Yapan Kadın” vardı.

 

İsa ve Zina Yapan Kadın – Johannes Vermeer

 

Johannes Vermeer ‘in birbirinden güzel eserlerini ve 50.000 ‘den fazla dünyaca ünlü sanat eserini yüksek çözünürlükte görüntüleyebileceğiniz ve inceleyebileceğiniz web sitesi, Chicago Sanat Enstitüsü (AIC) tarafından ücretsiz kullanıma açıldı. İnternet sitesine buradan ulaşabilir ve ilgi duyduğunuz ressamların sanat eserlerini inceleyebilirsiniz.

 

İşten, okuldan arta kalan kıt zamanınızda, sosyal medyada gezinen gerekli, gereksiz bu kadar popüler kültür malzemesi arasında sanat, felsefe ve edebiyata zaman ayırıp bu yazıyı okuduğunuz için sizi ayakta alkışlıyor ve teşekkür ediyorum.

 

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.