Michelangelo ve Raffaello’nun Garip Hikayesi (1)

Nam-ı Değer Papa II Julius Doğar ve Hikaye Başlar

Michelangelo ve Raffaello ’nun garip hikayesine başlamadan önce size Papa II Julius‘tan biraz bahsetmem gerekiyor.

Bakire Meryem’in İsa’yı doğurmasından tam 1443 yıl sonra. Soğuk bir 5 Aralık günü İtalya’nın kuzey batısında Genoa’nın Albisola beldesinde Rafaele della Rovere isimli bir adamın damarlarında akan kanın vücut bulmuş halini yepyeni bir heyecanla kucağına aldığında bu bebeğin Dünya Sanat Tarihine çok önemli katkılarda bulunacağını, Hristiyanlık tarihinde çok büyük değişikliklere neden olacağını hayal dahi edemezdi.

Bu bebek Giuliano della Rovere adıyla vaftiz edildi ve 1503 yılına kadar bu isimle yaşadı. 1503-1513  yılları arasında ise nam-ı değer Papa II Julius olarak yaşadı ve tarihte de böyle anıldı.

II Julius Rönesans sanatının en büyük temsilcileriyle çağdaştı ve bunu hem kendi görkemini hem de hristiyanlığın görkemini yüceltmek için kullanmak istedi. Hiristiyan ruhani liderleri yaşarken yaptıkları kadar öldükten sonra yattıkları mezarların görkemi ile de anılmak isterlerdi. İşte II Julius da bu motivasyonla hareket ederek  dünya sanat tarihinin en önemli eserlerinin ortaya çıkmasının müsebbibi oldu.

Her şey II Julius’un görkemli bir anıt mezar yaptırma fikri üzerine Michelangelo ’yu Roma’ya davet etmesiyle  başladı.

 

Anıt Mezar Kargaşası

Anıt mezarın yaklaşık elli heykelden oluşan üç katlı bir şaheser olması planlandı ve Michelangelo’nun bu fikri II Julius tarafından çok büyük beğeni kazanarak onaylandı.

Yapılan projenin onaylanması nedeniyle Michelangelo anıt mezar için yapacağı heykellerin ham maddesi olacak mermerleri bulmak için hemen Carrara ocaklarına gitti ve altı-yedi aylık bir süre içerisinde yapmayı planladığı heykellere uygun mermer blokları seçti.

Bu hırslı papanın kendi mezarından daha büyük bir projesi vardı elbette. Hristiyanlık tarihinde öyle bir iz bırakmak istiyordu ki kendinden önce gelmiş ve kendisinden sonra gelecek papaların hiç birinin Hristiyanlık tarihinde bırakılacak bu büyük izin yanına dahi yaklaşamasın. Kurguladığı bu büyük projenin başına yeni üslubun ateşli savunucularından Donato Bramante’yi (1444-1514) getirdi.

Bu Hristiyanlık tarihinde iz bırakacak proje Aziz Petrus’un gömülü olduğu kabul edilen yerde kurulmuş olan San Pietro bazilikasını yıkmaktı. Yerine kilise mimarisi ve dinsel törenlerin bilinen kurallarına yeni biçim verecek bir bina yaptırmak istemekteydi. Batı geleneklerine göre bu kilise doğu- batı ekseninde, ince uzun bir yapı olmalıydı.

Fakat Bramante bu bin yıllık geleneği yıkmak istiyordu. Bu tapınak için yaptığı plan yüksek kubbeli simetrik bir yapıydı.

 

 

Bramate'nin yaptığı San Pietro Kilisesi Planı - Michelangelo ve Raffaello’nun Garip Hikayesi

Bramate’nin yaptığı San Pietro Kilisesi Planı / Michelangelo ve Raffaello’nun Garip Hikayesi

 

Michelangelo satın aldığı mermer bloklarla birlikte Roma’ya döndüğünde bu büyük  sanatçı en az kendi dehası kadar büyük bir hayal kırıklığına uğradı. II Julius anıt mezar fikrini artık eskisi kadar heyecanla karşılamıyordu. Bramante Papa II Julius’un gözünü öylesine boyamıştı ki Papa neredeyse Michelangelo’yu görmezden geliyordu. Çünkü yapılması planlanan anıt mezar San Pietro bazilikasının içine yapılacaktı. Fakat yeni tasarlanan tapınak için bu bazilikanın yıkılması kararlaştırılmıştı. Peki anıt mezar nereye yapılacaktı.

Yapılmak istenen bu kilise II Julius’un ve Roma Kilisesinin Başına Michelangelo’nun Roma’yı terk etmesinden çok daha büyük sorunlar doğuracaktı.

 

Aksi İhtiyar Michelangelo

Zaten gurur ve huysuzluğu ile nam salmış olan Michelangelo bu durum üzerine Papa II Julius’a veryansın ederek Roma’yı terk etti ve Floransa’ya döndü.

Karşılıklı sessiz  düşmanlık besledikleri Bramante’nin kendisi aleyhine faaliyetlerde bulunduğunu, hatta Bramante ve adamlarının kendisini zehirlemek istediğini bile savundu. Michelangelo Floransa’ya varır varmaz tam da karakterine uygun şekilde davrandı. Papa’ya sitem dolu ve “artık onu istiyorsa gelip kendisinin alması gerektiğini” bildiren bir mektup yazdı.

Papa bu değerli sanatçıya saygı gösterdi ve kendisinden beklenmeyecek kadar sessiz kalmayı tercih etti. Michelangelo Floransa’ya döndükten sonra Floransa yönetimi bu sürtüşmeden dolayı kilisenin baskısını üzerinde hissetmekten korktu. Michelangelo’yu bir şekilde ikna edip eline “eşsiz bir sanatçı” olduğunu bildiren bir tavsiye mektubuyla Roma’ya geri yollamayı başardılar.

 

Büyük Ustaların İşine Yakışacak Bir İş Aranıyor

Bu dahi sanatçıyı huzurunda görmekten mutlu olan Papa II Julius Michelangelo’nun deyim yerindeyse gönlünü almak için, duvarlarını Botticelli, Ghirlandaio gibi büyük üstadların boyadıkları  Papa IV. Sixtus tarafından yaptırılmış Sistina Şapeli ‘nin tavanını boyama görevini verdi.

Michelangelo önceleri bu göreve burun kıvırsa ve kendisini bir ressam değil heykeltıraş olarak nitelendirdiğini söylese de sonradan bu görevi kabul etti ve dört yıl sürecek olan ve eşsiz bir eser olan freskleri “tek başına” yapmaya koyuldu.

Michelangelo’nun Roma’ya dönmesinden pekte hoşnut olmayan Bramante ise Michelangelo’nun dengesini bozmak için son kozunu oynuyor(sanat tarihi açısından ‘iyi ki de yapmış’ diyebiliriz) ve uzaktan akrabası ve hemşerisi olan Raffaello Sanzio’yu Papa adına Roma’ya davet ediyordu.

Papa ile tanışan bu genç ve kibar adam onu etkilemeyi başardı. Bramante’nin desteğiyle Stanza Della Sagnatura yani papalık dairesinde imza salonu olan odada bilimin dört dalıyla alakalı (Felsefe, Teoloji, Şiir, Hukuk) resim yapmak için sipariş almayı başardı.

Şimdilik burada kesmeyi uygun görüyor ve bu dâhiler arasında ki gizli-açık sürtüşmeleri, yaptıkları eserlerin nasıl meydana geldiğini anlatmayı başka bir yazıya bırakıyorum.

 

Dahilerin savaşı ve garip hikayesi devam ediyor. Michelangelo ve Raffaello’nun Garip Hikayesi (2) ‘ ne başlığa tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

 

Kaynak:

  • Sanatın Öyküsü- E.H. Gombrich
  • Dünya Sanat Tarihi- Adnan Turani
  • Sanatçıların Hayat Hikayeleri- Giorgio Vasari

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.