Edgar Degas ‘nın Hayatı ve Eserleri

Edgar Degas kimdir? 1870’li yıllarda Paris’teki bütün avangart ressamlar bütün resimlerini açık havada yapmaya takmışlardı. Açık havada, doğrudan doğada resim yapmak büyük bir moda olmuştu. Camille Pissaro ve Alfred Sisley bu modaya en sıkı bağlı olan ressamlardı. Claude Monet tüm vaktini elinde bir şövale ile kırlarda gezinerek harcadı; Edouard Manet’ e elinde paletle kırlarda rastlamak mümkündü.

Edgar Degas tüm bunlarla bir ilgisi olsun istemiyordu. Açık havada resim yapmakla, atmosferik etkilerle ve peyzajlarla ilgilenmiyordu. Yakın arkadaşı Manet, Edgar Degas’ yı takdim ederken “Doğadan, kafe resimleri yapar” cümlesini kullanmayı bir alışkanlık haline getirmişti.

Degas, empresyonizm kelimesinden nefret ediyordu aslında, ancak grubun geri kalanı ile beraber halkın dikkatini çekmesini sağlayan resimler yaptığı için hiç istememesine rağmen bugün bir empresyonist olarak anılmaktadır.

 

 

Edgar Degas Kimdir? 

 

Edgar Degas'ın Hayatı ve Eserleri | Edgar Degas Kimdir?

Edgar Degas

 

O Zaman Dans

Hilaire-Germain-Edgar Degas, adları konusunda bir türlü karar veremeyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Degas’nın ailesinin iki tarafı da varlıklı ailelerden oluşuyordu. Edgar Degas çoğu sanatçıda görüldüğü gibi aslında sanatçı olarak değil, hukuk eğitimi alması yönünde etkiye maruz kalmıştı. Ama ilgisi sanata kaydı ve Ecole des Beaux-Arts’ta görerek geleneksel bir akademi ressamı olarak çalışmaya başladı.

Peki sizce onu bu akademik yoldan çıkaran kim ?

Tabiki Edouard Manet!

1861 yılında Louvre müzesinde yolları kesişti ve yakın arkadaş oldular. Manet bilinen kurallara karşı çıkma yolunda çoktan gemisini açık denizlere sürmüştü. Degas, “Olympia” gibi tablolara yapılan eleştirilerin en yakın tanığıydı.

Aynı kuşaktaki tüm ressamlar gibi Edgar Degas’nın yaşamı da Fransa–Prusya savaşı yüzünden sekteye uğradı. Ulusal muhafızlara katıldı, tüm savaşı Paris’i savunarak geçirdi. Takip eden yılda savaşı unutmak isteyen Parisliler sanata ve eğlenceye sarıldı. Degas da, erkeklerin dans eden güzel hanımlara bakmak için geldikleri operaların müdavimi oldu. Görkemli yapılardan çok bu yapılarda ortaya konan gösterilerin sahne arkaları ve buruda bulunan yeni yetme dansçılar Degas’ ın özel ilgi alanına giriyordu.

Edgar Degas dans temasını ele aldığı zaman kendi tarzını da keşfetmiş oldu.  1874 – 1875 yıllarına tarihlenen “Dans Dersi – The Dance Lesson”, uzun bir sopaya dayanan ve birkaç kızın prova yapmasını izleyen yaşlı bir öğretmeni tasvir eder. Çevrede başka öğrenciler esner, gerinir. Degas bu tasvirle çok sevdiği, dans eden bir dansçının zarafeti ile dinlenme halindeki yorgun dansçının tezatını ortaya koymaktaydı. Bu tablo her ne kadar anlık doğal bir resim gibi görünse de aslında tüm dansçılar ayrı ayrı poz vermişlerdir.

Degas bu durumu şöyle açıklar; “Benimki kadar kendiliğinden olmaktan uzak sanat yoktur.”

 

Dans Dersi

Degas – Dans Dersi/The Dance Lesson

 

 

İsyankar Degas

1872 – 1873 yıllarında arkadaşları Monet, Pissaro, Renoir, Sisley gibi isimleri devletin desteklediği Salon’dan kopma konusunda derin tartışmaların içine girmiş buldu. Degas’da doğal olarak bu asilere katıldı. Aslında Salon’da Degas’nın işleri yolundaydı belli bir hayran kitlesi ve müşteri potansiyeli mevcuttu ama sanatın akademik bir insiyatifin altında ezilmesine tabiri caiz ise gönlü razı değildi. Bu yüzden açılacak ilk bağımsız serginin en büyük itici gücü durumuna geldi.

İlk bağımsız sergi 1874 yılında açıldığında meraklı izleyiciler diğer ressamlarla olduğu gibi onun eserleriyle de çok acımasız bir biçimde alay ettiler. Eserlerini “zayıf” resim yapma yeteneği ve “tuhaf kompozisyonlar” şeklinde eleştiri yağmuruna tutuldu.

 

Degas - Dans Dersi

Degas – Dans Sınıfı/The Dance Class

 

Pittsburgh’lı zengin bir iş adamının kızı olan Mary Cassatt, Degas ile 1877’de tanıştı ve ikisi birlikte baskılar yaparak çalışırken kısa sürede aralarında sağlam bir bağ oluştu. Uzun ve karmaşık bir ilişkiydi; zaman zaman Degas, Cassatt’ı iğneler, eleştirir ve resim onları tekrar bir araya getirene kadar uzun süre küs kalırlardı. Bu uzun süreli ilişkiye rağmen Degas hiç evlenmedi. Bu durum Degas hakkında iktidarsız yada eşcinsel olduğu yolunda dedikodular çıkmasına zemin hazırladı.

 

 

On Dört Yaşındaki Küçük Dansçı

Bilindiği gibi bütün bu eleştiriler “emprestyonistler” olarak bilinen grubu durduramadı. Kimlerin katılacağı konusu çok yoğun biçimde tartışma konusu olsa da Degas on iki yıl boyunca açılan yedi sergininde aktörlerinden biri oldu. 1881 yılında yapılmış olan altıncı sergide en sıra dışı olan eserlerinden birini sergiledi. “Little Dancer of Fourteen Years–On Dört Yaşındaki Küçük Dansçı” adlı bir heykel.

 

Degas - On Dört Yaşından Küçük Dansçı

On Dört Yaşındaki Küçük Dansçı/Little Dancer of Fourteen Years | Edgar Degas

 

Edgar Degas ‘nın Fotoğraf Aşkı

Degas 1890’lı yıllarda fotoğrafçılığa karşı yoğun bir ilgi geliştirdi. Tanıdığı herkesi kendisine poz vermeye zorluyordu. Öyle saplantı haline getirdi ki gittiği davetlerde herkesi çeşitli açılardan ve farklı ışıklarla fotoğraf çeker ve başka hiçbir şey yapmazdı. Gece sonunda herkes mutsuz toplantıyı terk ederken o elinde makinesiyle mutlu bir çocuk gibi orta yerde dururdu.

 

Hem Kör Hem Sağır

Son empresyonist sergisi 1886 yılında yapılmıştı. Empresyonizm artık tüm Avrupa’da ve Amerika’da rağbet gören ve müşterisi olan bir akıma dönüşmüştü. 1890’lı yıllarda Edgar Degas’nın görme yetisi büyük ölçüde bozuldu. 1908 yılında ise tamamen görme yetisini kaybetmişti. Bütün bunlar yetmezmiş gibi işitme kaybı da yaşıyordu. 1917 yılında hayata gözlerini kapadı. Cenazesinde bir ateş gibi karşı çıktığı Akademi görevlileri konuştu.

Modern sanatın bütün iniş çıkışlarında Edgar Degas değerini nispeten korudu.

 

Sıra dışı sanat örnekleri! Yapay Zeka Sanatçılarla tanışmak ister misiniz?

 

Yorum Yapmak İster Misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.